Tarih:17 Mart 2017     Yazan:Hosyer     Blog     Görüntülenme:     Yorum: 0

Bugün 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 102 yılı İşte Çanakkale Şehitlerine hitaben yazılan şiirler ve Çanakkale Zaferi ile ilgili en güzel sözler

Tarihimiz açısından önemli olan Çanakkale Zaferi 102’nci yılında kutlanıyor Bu yılda şehitlerimizi anmak için çeşitli etkinlikler düzenlenip şiirler ve sözler okunup şehitlikler ziyaret ediliyor Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atılmasında en önemli adımlardan birisi olan Çanakkale Zaferi ile ilgili şiirleri ve sözleri sizler için derledik İşte 18 Mart Çanakkale Zaferi ile ilgili şiirler ve sözler

18 MART ÇANAKKALE ZAFERİ ŞİİRLERİ

ÇANAKKALE TÜRKÜSÜ
Çanakkale içinde vurdular beni
Ölmeden mezara koydular beni
Of gençliğim eyvah
Çanakkale köprüsü dardır geçilmez
Al kan olmuş suları bir tas içilmez
Of gençliğim eyvah
Çanakkale içinde aynalı çarşı
Anne ben gidiyorum düşmana karşı
Of gençliğim eyvah
Çanakkale içinde bir dolu testi
Anneler babalar ümidi kesti
Of gençliğim eyvah
Çanakkale’den çıktım yan basa basa
Ciğerlerim çürüdü kan kusa kusa
Of gençliğim eyvah
Çanakkale içinde sıra söğütler
Altında yatıyor aslan yiğitler
Of gençliğim eyvah
Çanakkale’den çıktım başım selamet
Anafarta’ya varmadan koptu kıyamet
Of gençliğim eyvah

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin
Ölüm indirmede gökler ölü püskürmede yer
O ne müthiş tipidir savrulur enkazı beşer
Boşanır sırtlara vadilere sağnak sağnak
Kafa göz gövde bacak kol çene parmak el ayak
Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor
Bir hilal uğruna yarap ne güneşler batıyor
Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker
Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın
Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın

MEHMET AKİF ERSOY

ZAFER TÜRKÜSÜ
Yaşamaz ölümü göze almayan
Zafer göz yummadan koşana gider
Bayrağa kanının alı çalmayan
Gözyaşı boşana boşana gider!

Kazanmak istersen sen de zaferi
Gürleyen sesinle doldur gökleri
Zafer dedikleri kahraman peri
Susandan kaçar da coşana gider

Bu yolda herkes bir ey delikanlı
Diriler şerefli ölüler şanlı!
Yurt için dövüşen başı dumanlı
Her zaman bu şandan o şana gider

FARUK NAFİZ ÇAMLIBEL

BAYRAĞIM
Şehit kanlarıyla vermişim rengini
Gökten Ay’la-Yıldızı koparmışım;
Yüreğimi koymuşum sana yüreğimi;
Birde vatan sevgimi
Dalgalan ey şanlı Bayrağım;
Sen dalgalan ben coşayım
Uğruna destanlar yazayım!

Delikanlımın damarındaki kansın
Sen cansın canansın
Yansın bu yürekler sana yansın;
Vatan aşkıyla yansın
Dalgalan ey şanlı Bayrağım;
Sen dalgalan ben coşayım
Uğruna destanlar yazayım!

Sevgisin Mutluluksun Umutsun;
Aşksın Destansın bulutsun;
Sen bensin Benliğimsin
Sana canım feda olsun!
Dalgalan ey şanlı Bayrağım;
Sen dalgalan ben coşayım
Uğruna destanlar yazayım!

ÇANAKKALE DİYARINDA
Denize takılan kilit
Dünyayı kaldıran yiğit
Alaylar var toptan şehit
Çanakkale diyarında

Kahraman şehit cavuşlar
Şehitliğe uçan kuşlar
Savaşta yeni buluşlar
Çanakkale diyarında

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE
Şu Boğaz harbi nedir Var mı ki dünyâda eşi
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya-
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde-gösterdiği vahşetle ‘bu: bir Avrupalı’
Dedirir-Yırtıcı his yoksulu sırtlan kümesi
Varsa gelmiş açılıp mahbesi yâhud kafesi!
Eski Dünyâ yeni Dünyâ bütün akvâm-ı beşer
Kaynıyor kum gibi mahşer mi hakikat mahşer
Yedi iklimi cihânın duruyor karşında
Ostralya’yla beraber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka lisanlar deriler rengârenk:
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk
Kimi Hindû kimi yamyam kimi bilmem ne belâ
Hani tâuna da züldür bu rezil istilâ!
Ah o yirminci asır yok mu o mahlûk-i asil
Ne kadar gözdesi mevcûd ise hakkıyle sefil
Kustu Mehmedciğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz
Medeniyyet denilen kahbe hakikat yüzsüz
Sonra mel’undaki tahribe müvekkel esbâb
Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb

Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a’mâkı;
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin
Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam
Atılan her lağamın yaktığı: Yüzlerce adam
Ölüm indirmede gökler ölü püskürmede yer;
O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer
Kafa göz gövde bacak kol çene parmak el ayak
Boşanır sırtlara vâdilere sağnak sağnak
Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller
Yıldırım yaylımı tûfanlar alevden seller
Veriyor yangını durmuş da açık sinelere
Sürü halinde gezerken sayısız teyyâre
Top tüfekten daha sık gülle yağan mermiler
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!
Ne çelik tabyalar ister ne siner hasmından;
Alınır kal’â mı göğsündeki kat kat iman
Hangi kuvvet onu hâşâ edecek kahrına râm
Çünkü te’sis-i İlahi o metin istihkâm

Sarılır indirilir mevki-i müstahkemler
Beşerin azmini tevkif edemez sun’-i beşer;
Bu göğüslerse Hudâ’nın ebedi serhaddi;
‘O benim sun’-i bedi’im onu çiğnetme’ dedi
Asım’ın neslidiyordum yanesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi nâmusunu çiğnetmiyecek
Şühedâ gövdesi bir baksana dağlar taşlar
O rükû olmasa dünyâda eğilmez başlar
Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor
Bir hilâl uğruna yâ Rab ne güneşler batıyor!
Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi
Bedr’in arslanları ancak bu kadar şanlı idi
Sana dar gelmiyecek makberi kimler kazsın
‘Gömelim gel seni tarihe’ desem sığmazsın
Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb
Seni ancak ebediyyetler eder istiâb
‘Bu taşındır’ diyerek Kâ’be’yi diksem başına;
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da ridâ namıyle
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle;
Ebr-i nîsânı açık türbene çatsam da tavan
Yedi kandilli Süreyyâ’yı uzatsam oradan;
Sen bu âvizenin altında bürünmüş kanına
Uzanırken gece mehtâbı getirsem yanına
Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi akşamları sarsam yarana
Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana
Sen ki son ehl-i salibin kırarak savletini
Şarkın en sevgili sultânı Salâhaddin’i
Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran
Sen ki İslam’ı kuşatmış boğuyorken hüsran
O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki rûhunla beraber gezer ecrâmı adın;
Sen ki a’sâra gömülsen taşacaksınHeyhât
Sana gelmez bu ufuklar seni almaz bu cihât
Ey şehid oğlu şehid isteme benden makber
Sana âğûşunu açmış duruyor Peygamber

MEHMET AKİF ERSOY

ÇANAKKALE ZAFERİ İLE İLGİLİ SÖZLER VE YAZILAR

  • “Çanakkale Zaferi Türk askerinin ruh kudretini gösteren şayanı hayret ve tebrik bir misaldir Emin olmalısınız ki Çanakkale Muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur” M Kemal ATATÜRK
  • “Türkler Çanakkale’yi zorlayan çağının en ileri tekniğine sahip güçler karşısına adeta bir kale gibi dikilmişlerdir” Churchill
  • “Çanakkale Müharebelerinde Türk ordusunun başında daha başlangıçtan itibaren orayı üç kez ve yalnız kendi inisiyatifiyle kurtarmış olan Türk Başbuğu Atatürk bulunmuş olsaydı bu gün tarih bir Çanakkale Savaşı yerine karaya ayak basmasıyla beraber akim kalan bir Çanakkale teşebbüsünden bahsederdi” M Şevki YAZMAN
  • “Çanakkale Savaşları Avusturalya ordusunun gelişimine birçok etkide bulunmuştur İlk olarak Avusturalya ordusu kuvvetlerinin bir yabancı tarafından değil bir Avusturalyalı subay tarafından idare edilmesini temin edecek bir uygulamaya başlanmıştır Ve Çanakkale olayları bu uygulamayı başlattı” Avustralyalı Yarbay D M HORNER
  • “Çanakkale Boğazı’ndaki Türkler ve Almanlar da 18 Martı aralıksız takip eden sessiz günler şaşkınlık ve sonra da büyük bir sevinç uyandırdı Moral son derece yüksekti Kaleler ve tabyalardaki hasar da kolaylıkla giderilmiş olmakla beraber ağır bataryaların cephane durumu ciddiyetini koruyordu” Robert Rhodes James
  • “Avrupa diplomasisinin çıkmazlarında ihtiyatla yolunu arayan ve Avrupa devletleri’nin birbirine düşmüş meclislerinde kendi lehinde fırsatlar kollamaya çalışan ürkek ve tereddütler içindeki Osmanlı artık yerini dimdik adeta mağrur ve kendine güvenen kendi hayatını yaşamaya azmetmiş Hristiyan düşmanlarına tam bir istihfafla bakan şahsiyete bırakmıştı” Alan Moorhead
  • “Çanakkale Savaşları modern savaş tarihinde birleşik kara ve deniz savaşlarının başlangıcı ve ilk örneğidir” Japon Prof Dr Em Krg Hideo MIKI
  • “Çanakkale müdafaası üç mucizeler muharebesidir Hali kurtardı; maziye hamaset ve azametini iade etti; vatanımızı bir vatanı ebedi yaptı” Sami Paşazade Sezai
  • “Müttefiklerin gayreti kalmamıştır Türkiye insan menbalarını kaynaklarını sarf ederek bitab bitkin kalmış müttefikler hissolunur derecede zayıflamamışlardır Fakat Çanakkale Muharebesi’nin Rusya’nın akibeti ve Balkanlar’daki tesiriyle Türkler müteselli olabilirler” Larşer
  • “Çanakkale Savaşları savaşa İngiliz bayrağı altında katılan Yeni Zelanda’nın uluslaşma sürecine çok önemli katkılarda bulunmuştur 1915’te Yeni Zelandalılar kimliklerini İngiliz İmparatorluğu içerisinde tanımlamaktaydılar ve bağımsızlık kazanmak gibi istekleri yoktu” Yeni Zelandalı Prof Dr J PHİLLIPS
  • “Yenilmez Ingiliz donanmasının uğradığı akibetten komutanlar değil strateji kurallarını ihmal eden devlet adamları sorumludur Boğazlar ve Trakya bölgesinde altı Türk kolordusu varken donanmayı tahkim edilmiş bir Boğaz’dan geçirmek ve Boğaz kıyıları işgal edilmeden beş tümenlik bir kuvvei seferiyeyi Istanbul’a getirmek planının şansı çok azdı” General Fahri BELEN
  • “… Türk askerinin savaş ve dövüş hususunda haiz bulunduğu evsafın bidayette layikiyle takdir edilmemiş olması Ingilizler için felaket olmuştur… Türk askerinin ne yaman muharip olduğunu Ingilizler kendileriyle dövüştükten sonra bittecrübe anlamışlardır” Ingiliz Generali Oglander
  • “Çanakkale fecayi’ine çok acıklı olaylarına ait mesuliyetin her iki taraftan hangisine ait ve raci olduğu keyfiyeti henüz tahakkuk edemediyse de bahri hücumun deniz hücumu altında mündemiç saklı olan hakayik gerçekler o kadar basittir ki bu hususta en müptedi ilkel olanlar bile bunu anlarlar Biz en müşkülü’l-icra yapılması zor harekete tasaddi ettik başladık ve esas noktalara dair maluunatı sahiha gerçek bilgiler elde etmeden evvel mutadımız adetimiz olduğu üzere düşmanı hakir küçük görerek böyle bir külfetli işe sarıldık Neticedeyse herkesin kabul ve itiraf edeceği bir hezimete mağlubiyete uğradık ki bunun izin hiçte şikayete hakkımız yoktur 18 Martta mağlup olduk Bu bapta tevile felana başka anlam vermeye falan hacet yoktur” İngiliz Yazar Ellis Ashmit BARTLETT
  • “Harpte iki meş’um uğursuz şey vardır Bunlardan biri taş duvara körükörüne yüklenmek diğeri kuvvetleri birtakım ayrı ve bağlantısız harekata dağıtıp körletmektir Biz bu iki ahmaklığı yapmanın tehlikesiyle karşı karşıyayız” İngiliz Başbakanı Asquith

 Etiket:  

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sohbet Sohbet Mobil Sohbet Sohbet sohbet sohbet odaları mobil sohbet gabile sohbet cinsel Sohbet omegla mobil sohbet Kamerali Sohbet Kamerali Chat